(4722 s.K. m. 17) (743 S. K. m. 28, 517, 522)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S.K. md.17)
Hangisinin evvel veya sonra öldüğü tayini mümkün olmaksızın ölenler bir anda ölmüş sayılırlar (TKM.md.28/2). Miras ölümle açılır (TKM.md.517/1). Mirasçı olabilmek için miras bırakanın ölüm tarihinde sağ olmak lazımdır. (TKM.md.522) Şu halde aynı anda ölenlerin biri diğerine mirasçı olamazlar.
Tanık beyanları çelişkili olduğu gibi, bunların değerlendirilmesini de içeren Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporundan her üç cesede detaylı otopsi yapılmadığından birlikte ölüm karinesinin aksine tıbbi bulgu saptanamadığı belirlenmiştir.
Bu durum karşısında, Oya, Ramazan ve Güner'in aynı anda öldüklerinin ve birinin diğerine mirasçı olamayacağının kabulü gerekir.
Davanın kabulü gerekirken reddi ve yazılı gerekçelerle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 11.03.2004 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tanıklarının beyanı nazara alındığında Ramazan'ın daha sonra öldüğü anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy