(4721 S. K. m. 174/2) (4787 S. K. m. 4/1, Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden A.Caner Y. ile vekili Av. Engin Yıldırım ve temyiz eden karşı taraf vekili Av. Sait Bilen geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan hadiselerde eşlerin eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre; davalının ( kadının ) tüm, davacının ( kocanın ) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya sebep olan hadiselerde eşler eşit kusurludurlar. Bu ağırlıkta kusurlu olan eş yararına manevi tazminat takdir edilemez ( MK.m.174/2 ) manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Tarafların aynı yerde oturdukları anlaşılmaktadır. Velayeti anneye verilen müşterek çocuk ile davacı baba arasında her ayın belli günlerinde de şahsi ilişki kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
4- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple manevi tazminat ve kişisel ilişki yönünden BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 375.000.000 Tl. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, 23.03.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ :
Davacı tanık beyanlarında geçen olaylardan sonra davacı barışma teşebbüsünde bulunmuştur. Terk nedenine dayalı bir dava bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy