(4722 S. K. m. 1) (4787 S. K. m. 4/1) (743 S. K. m. 134/son)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Medeni Kanunun 166/son maddesi; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulmamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir kuralını getirmiştir. Önceki dava retle sonuçlanmış ve 15.09.1998'de kesinleşmiştir. Aradan üç yıl geçtikten sonra 18.07.2002'de bu dava açılmıştır. Kadın tarafından 15.06.1998'de nafaka davası açılmış 25.03.1999'da nafakaya hükmedilmiştir. 21.07.1999'da nafakanın artırılması istenilmiş 1.3.2000'de nafaka artırılmıştır. Artırılan nafaka 10.03.2000'de icraya konulmuş, aralıksız tahsil edilmiştir. Bu durum eşlerin retle sonuçlanan davadan sonra eşlerin bir araya gelmediklerine yönelik davacının tanık sözlerini doğrulamaktadır. Mahkemece boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 19.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy