(1086 S. K. m. 74, 381) (4787 S. K. m. 4, geçici m. 1)
Dava : Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Elif vekili Av. Selva ve karşı taraf vekili Av. Nuri geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Boşanmaya neden olan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen ve eşinin hastalığı ile ilgilenmeyen davacı koca tamamen kusurludur.Hastalığı ve tedavisi devam eden davalı-davacı kadın ihtara uymamakta haklıdır. Bu nedenle kocasının davasının reddi; kadının davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
2- Kabule göre de ;
A ) Yoksulluk nafakası miktarı yönünden kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık yaratılması doğru görülmemiştir. (HUMK. md 381/2)
B ) Maddi tazminat isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır. (HUMK. md. 74)
C ) Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı ispat edilmediği halde beş yıldan beri anne yanında olan 1994 doğumlu küçüğün velayetinin babaya bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir.
3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (MK. md. 118-395, 5133 S.K.md.2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 375.000.000 lira vekalet ücretinin Hasan'dan alınıp Elif'e verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy