(4721 S. K. m. 176) (1086 S. K. m. 388)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının nafakalara ilişkin temyiz talebi yersizdir.
2- Davalının tazminatlara yönelik temyizine gelince;
a- Boşanmanın eki niteliğinde hükmedilecek tazminatların ödenme biçimi Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre maddi tazminatın toptan veya irat biçiminde, manevi tazminatın ise sadece toptan olarak ödenmesine karar verilebilir (TMK 176/1-2. md.). Mahkemece yasada belirtilen ödeme biçimi dışına çıkılarak hükmedilen maddi ve manevi tazminatın dört taksit şeklinde ödenmesine karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki davacının bu yönde temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
b- Mahkemece kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatların hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde dört eşit taksitle tahsiline karar verilmiştir. Hüküm fıkrasının infazda karışıklık yaratmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir (HUMK 388. md.). Tazminatlar dört eşit takside bağlandığına göre ödeme tarihlerinin açık biçimde gösterilmesi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyize konu kararın 2/b bendinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün temyiz edilen diğer yönlerinin 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, 2/a bendindeki yanlışlığa ise işaret edilmekle yetinilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 27.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy