(4721 S. K. m. 337, 418, 426, 431) (1086 S. K. m.49) (4787 S. K. m. 4/1, Geç. m. 1)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Türk Medeni Kanununun 337.maddesi uyarınca evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de Babalık davasında ana ile çocuk arasında her zaman bir yarar çatışması ihtimali bulunduğundan kanun koyucu çocuğa kayyım tayinini (TMK 426/2) davanın Cumhuriyet Savcısına, hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını (TMK 301/3) zorunlu görmüştür. O halde ananın kayyım tayin edilmesi mümkün değildir. (TMK. 431, 418/3) Bu durumda mahkemece yapılacak iş ananın dışında bir kişinin kayyım tayin edilmesini sağlamak tüm ilgililere davanın ihbarı, (HUMK. md.49) katıldığı ve gösterdiği takdirde onunda delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyize konu kararın 1. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 12.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy