(4722 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 440, 448, 74, 473)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 25.02.2004 gün ve 16351 - 2222 sayılı ilamiyla onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Miras, miras bırakanın ölüm günündeki yürürlükte olan hükümlere göre mirasçılara intikal eder. ( 4722 SK. md. 17 )
Miras bırakan, mirasçı atamadan ve ilk üç parantele mensup kan hısımı bırakmadan ölmesi, evlatlığı, evlatlığın alt soyu ve eş bırakmaması halinde terekesi devlete kalır. ( 743 S. MK. md. 440-448 )
Vakıf resmi senetle veya vasiyet yolu ile kurulur ve asliye mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilmesiyle de tüzel kişilik kazanır. ( 743 S. MK. md. 74 ) Özgülenen malların mülkiyeti ve haklar tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer. ( 743 S.MK. md. 74/6 ) Vasiyetle yeni bir tüzel kişilik meydana getirilmektedir. Vasiyetle kurulan vakıf vasiyetnamenin açılması sırasında tüzel kişiliği bulunmadığından onun mal iktisabı geciktirici şarta bağlanmıştır. Durumu ceninin mirasçılığı gibidir. Vakıf sonradan tüzel kişilik kazandığına göre mirasın açıldığı andan itibaren mirasçı olur.
Toplanan delillerden; Güzin'in 28.11.1961 tarihli vasiyetnamesi ile terekesinin tümünü kapsayacak şekilde vakıf kurduğu ( 743 S. MK. md. 74, 473 ) 1.8.1983 tarihinde öldüğü, vasiyetnamenin iptali yönünde açılan davanın reddedilip kesinleştiği, vakfın 15.05.1991 tarihinde kurulduğu ve asliye mahkemesinin mahsus defterine tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı anlaşılmaktadır.
İptali istenilen hazinenin mirasçılığını gösterir, davanın konusunu oluşturan A 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1984/283 sayılı kararı, vakfın tüzel kişilik kazanmasından önce 17.04.1986'da verilmiştir. Vakıf kurulduğuna göre hazinenin ( davalının ) mirasçı olmasını gerektiren hukuki sebep varlığını yitirmiştir. Bu açıklama karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
İşin temyiz incelemesi sırasında bu yönün gözden kaçtığı ve hükmün onandığı görülmekle; davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, dairemizin onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 440-442 maddeleri uyarınca; davacının karar düzeltme isteğinin kabulüne, dairemizin onama kararının kaldırılmasına , hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy