(818 S. K. m. 21) (4721 S. K. m. 680) (743 S. K. m. 615)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 29.06.2004 günü temyiz eden Birsu vekili Av. Dinçer ve karşı taraf vekili Av. Nilüfer geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mukaveleler hangi sebeplerle fesholunabilirse taksim dahi aynı sebeplerle fesholunabilir. ( TKM. md. 615, Yeni TMK. md. 680 )
Dava; 1.7.1997 tarihli miras taksim sözleşmesinin hata, hile ve edimler arasındaki aşırı oransızlık ( gabin )sebepleriyle feshi isteğine ilişkindir.
Toplanan delillerden; murisin ölümünü müteakip, paylaşım sözleşmesinin yapılmasından önce davacılar adına velayeten ( anneleri )Birsu ile davalılardan Serdar ve Elif'in murisin ortak olduğu şirketlerin ve malvarlığının idaresini fiilen ele aldıkları 9 -10 ay şirketleri denetimlerine alarak idare ettikleri; veraset ve intikal vergisi beyannamesi düzenlenmesine esas teşkil etmek üzere, murisin sağlığında şirketlerin mali danışmanlığını yapan tanık Aşır Devran'ın; tüm şirketlerin aktif ve pasiflerini, sorunlu ve sorunsuz taşınmazları, kirada olan ve olmayanları, kirada olanların kira gelirlerini, devam eden kooperatifleri, murise ait araçların ( tüm tereke mevcudunu )dökümünü rapor haline getirip, yedi klasör halinde taraflara incelemeleri için verdiği, bu inceleme sonucu, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin taraflarca, imzalanarak ekindeki gayrimenkulları ve menkul değerleri gösteren listelerle birlikte 25.11.1996 tarihinde ilgili vergi dairesine verildiği anlaşılmaktadır.
Mirasçı davacılar adına velayetin anneleri Birsu 28.05.1997 tarihinde Sulh Mahkemesine başvurarak terekenin tespitini istemiş, 2.7.1997 tarihinde tespit talebinden feragat etmiştir.
Davanın dayandığı sebeplerin Yargıtay denetimi yönünden imkan dahilinde olması için şirketlerin mevcutlarının bilinmesi gerekmektedir.
Gabin iddiasına gelince;
Gabin ( edimler arasındaki aşırı oransızlığın )varlığı için; biri objektif diğeri subjektif iki unsurun bir arada bulunması zorunludur. ( BK. Md. 21 )Objektif unsur; karşılıklı borç yükleyen akitlerde ivazlar arasındaki aşırı oransızlıktır. Çok yüksek karşı edime, çok düşük bir edim; yada bunun tersine çok düşük bir edime, çok yüksek karşı edim yüklenilen durumlarda; aşırı oransızlıktan söz edilir. Bir akitte ivazlar arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde; eğer bu durum zarar görenin müzayaka halinde bulunmasından veya iffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise, mutazarrır bir sene zarfında akdi feshettiğini beyan ederse verdiğini geri alabilir. Borçlar Kanunu 21. madde hükmüne göre; sübjektif unsur ise; akdin taraflarından birinin darda kalmasından ( Müzayaka )iffetinden ya da tecrübesizliğinden yararlanılarak yapılmış olmasıdır.
Miras bırakan Ömer 28.07.1996 tarihinde öldürülmüştür.Miras taksim sözleşmesi, ölümünden yaklaşık ( 1 )yıl geçtikten sonra 1.7.1997 tarihinde yapılmıştır. Murisin öldürülüşünün davacının ve yakınlarının manevi bütünlüğünü önemli derecede sarstığı ve tehlike yarattığı tartışmasızdır. Murise nikahsız olarak yaşayan ve bu ilişkiden iki çocuk sahibi olan ortaokul mezunu, ev kadını ve hiçbir iş tecrübesi bulunmayan davacının, murisin ortağı olduğu Turizm, Otelcilik, döviz, gazino, ithalat, ihracat, inşaat, kimya ve gıda sanayi gibi birçok alanda faaliyet gösteren birçok şirket hakkında tecrübe sahibi olduğu kabul edilemez.Edimler arasında 300 misline varan oransızlık olduğu iddia edildiğine göre; ivazlar arasında açık bir oransızlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.Bu yön tanık sözleriyle değil uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir. O halde mahkemece yapılacak iş; veraset ve intikal vergisine esas kayıt ve maliyenin değerlendirmesi de esas alınarak paylaşım sözleşmesinin konusu olan şirketlerin mali denetim ve yapıları konusunda uzman bilirkişiler eliyle inceleme yaptırmak, taksim sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacılara bırakılan değerler ile davalılara bırakılan değerler tespit edilip ivazlar arasında aşırı oransızlık bulunup bulunmadığı belirlenmek, davalıların da sözleşmeyi yapan davacı tarafı aldatma ve aşırı yararlanma kastıyla hareket edip etmediklerini dahi araştırmak, objektif ve sübjektif koşullar hep birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuç uyarınca karar vermekten ibarettir. Bu yön araştırılmadan yasal olmayan gerekçe ile bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve deliller hep birlikte takdir edilmeden hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 375.000.000 lira vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy