(2675 S. K. m. 4, 13, 37) (2709 S. K. m. 90)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Taraflar C. Mahkemesinin kararı ile boşanmış, karar kesinleşmiştir. Tarafların Türk vatandaşı oldukları da anlaşılmaktadır.
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek mili hukukuna tabidir. (MAÖHUH md. 13/1)
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemelerine başvurulamayacağı gibi temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarının ise, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde ihtilafın milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. (Anayasa md. 90)
Evlilik bağına ilişkin kararların tanınması hakkındaki sözleşmeye hükmü veren mahkemenin mensubu olduğu Fransa ile ülkemiz katılmışlardır. Akit devletler evlilik bağının zevaline, gevşetilmesine, varlığına veya yokluğuna, geçerliliğine veya bunlara ilişkin olarak verilmiş kararların sözleşmenin 2, 3 ve 4. madde hükümlerine uymak kaydıyla tanınacağını kabul etmişlerdir. Yabancı mahkeme, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 4 ve 13 maddesinde öngörülen Türk hukukunun uygulamamıştır. Ancak mahkemece tanımayı reddetmek için kesin bir hüküm olmadığı gibi Türk Hukukunun uygulanması ile hasıl olacak neticeye aykırı bir sonuca da varılmamıştır. Verilen hükmün kamu düzenimize de açıkça aykırı bulunmamaktadır. Sözü edilen sözleşmenin 2, 3 ve 4. maddelerinde aranan şartlar gerçekleşmemiştir.
Diğer yönden ispat vasıtalarının nevi, ileri sürülmesi ve toplanması, değerlendirilmesi hakimin kanununa tabidir. Kendisinden boşanma hükmü tanınması ya da tenfizi istenilen hakimin yabancı mahkemede karar oluşturulurken hangi vakaların kabul edileceğini veya edilmeyeceğini değerlendirme yetkisi yoktur. Yabancı kararda uygulanmış usul hükümleri ile maddi ve hukuki tespitler tanıma ve tenfizin konusu dışındadır. Bu sebeple de 2675 sayılı kanunun 37. maddesi; tanıma ya da tenfizi istenilen yabancı kararla ilgili kesinleşmiş ilamın mahkemeye ibrazını yeterli görülmüştür.
Açıklanan sebeple davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10.06.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy