(4722 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Davacı koca 2000/270 esasında kayıtlı boşanma davasından 25.5.2000 tarihinde feragat etmiş ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu tarihten sonra evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan davalı kadından kaynaklanan boşanmayı gerektiren bir olayın varlığı kanıtlanmamıştır.
Medeni Kanunun 134/1-2.maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Eşya davası 10.12.2002 tarihinde açılmıştır. Bu dava aile mahkemeleri faaliyete geçmeden önce 11.3.2003 tarihinde boşanma davası ile birleştirilmiş ve delillerde toplanmıştır. İşin esasının incelenmesi gerekirken eşya davası yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy