(4721 S. K. m. 182) (743 S. K. m. 143/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı tarafından kişisel ilişki ve Merve'nin velayeti yönünün; davalı tarafından da maddi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden Ş.B. vekili Av. B.B. geldi. Karşı taraf temyiz eden tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 4722 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkeme, boşanma ve ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenlemek zorundadır. ( TMK md. 182 ) Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. ( TMK md. 182/2 )
Mahkeme kararında ortak çocukların velayetleri davalı babaya verildiği halde, velayet kendisine verilmeyen davacı annenin çocuklarla kişisel ilişkisinin düzenlenmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Toplanan delillerden; davalıdan kaynaklanan, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde maddi bir hadisenin varlığı ispatlanamamıştır. Bağımsız konut açılmamış olması manevi tazminatı gerektiren bir olgu sayılamaz. Bu sebeple Türk Kanunu Medenisinin 143/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminata hükmolunması usul ve yasaya aykırıdır.
4- Yoksulluk nafakasının başlangıcı konusunda infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı yararına, 3. ve 4. bentte gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, tarafların bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bozmanın dışında kalan temyize konu bölümlerinin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy