(4722 S. K. m. 17) (743 S. K. m. 483, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 499, 541)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 22.09.2004 günü temyiz eden davalılar vekili Av. Ahmet M. Kılıçoğlu ile Av. Rıdvan Avcı ve karşı taraf vekili Av. Şener Özel geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 Sayılı Kanun md. 17)
2- Türk Eğitim Vakfı 14.03.2001 tarihli dilekçesinde; miras bırakan Hüseyin tarafından Beyoğlu 11. Noterliğinin 18.03.1969 tarih 8229 yevmiye numaralı, yine Hayriye tarafından Beyoğlu 11. noterliğinin 18.3.1969 tarih 8237 numaralı vasiyetnamelerin aynı gün ve peşpeşe yapılması sebebiyle miras mukavelesi niteliğini taşıması, bu tarihten sonra Hayriye tarafından Ankara 11. noterliğinde 24.11.1998 gün 48464, 11.01.1999 gün 01243, 6.12.1999 gün 37660 sayılı vasiyetnamelerin ehliyetsizlik, baskı sonucu yapılması, şekil eksikliği ile malul olması ve bu üç vasiyetnamenin 8229 ve 8237 numaralı miras mukaveleleri ile bağdaşmadığını ileri sürerek, her üç vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
24.11.1998 gün 48464, 11.01.1999 gün 01243, 6.12.1999 gün 37660 sayılı vasiyetlerin herhangi bir baskı altında yapılmadığı (TKM. md. 499/2) vasiyetnamelerin düzenlendiği sırada miras bırakanın tasarrufa ehil olduğu (TKM. md. 499/1) toplanan delillerle sabit olmuştur.
Her üç vasiyetnameye tanık olarak iştirak eden Nevin Avcı'nın vasiyetnameye iştirakinde sakınca olmadığı ve eşi Rıdvan Avcı yararına vasiyetnamelerle tasarrufta bulunulmamıştır. Bu nedenle bu yöne ilişkin iptal sebebi de yerinde görülmemiştir. (TKM. md. 483)
Miras bırakan Hayriye'nin Beyoğlu II. Noterliğinden yaptığı 8237 numaralı vasiyet ile eşi Hüseyin'in aynı gün 8229 yevmiye nosu ile yaptığı vasiyet birbirinden bağımsız, ölüme bağlı tasarruflardır. Miras bırakanlar bu ölüme bağlı tasarruflarında sağ kalan ön mirasçı eşe serbest tasarruf hakkı tanıdıklarından ön mirasçı Hayriye'nin yapmış olduğu sonraki vasiyetnamelerde geçerlidir.
Ancak Hayriye mirasçıları ile lehine vasiyette bulunulanlar Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2001/199 ve 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2001/752 sayılı dosyalar ile miras bırakan Hayriye'nin 18.03.1969 tarihinde düzenlediği 8237 yevmiye numaralı vasiyetinden sonraki tasarrufları ile vazgeçtiğini belirterek 8237 yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptalini talep etmişlerdir.
Vasiyetnamelerin yerine getirilmesine yönelik bir davada bulunmamaktadır. (743 Sayılı MK. md. 541)
Vasiyetnamenin iptal sebepleri 743 sayılı Medeni Kanunun 499 ve 500. maddelerinde tahdidi olarak sıralanmıştır. Ancak bunların dışında 743 Sayılı Medeni Kanunun 486, 487, 488, 489, 490 ve 491. maddelerinde öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi halinde ilgililer tarafından olumsuz tesbit davası şeklinde hakim huzuruna getirilmesi de imkan dahilindedir. Nitekim birleşen davanın davacıları 743 sayılı Medeni Kanunun 491. maddesi çerçevesinde miras bırakanın son tarihli vasiyetnameleri ile önceki vasiyetinden rücu ettiğini ileri sürmüşlerdir.
Mahkemece bu yönde herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Murisler Hüseyin Orhan Göncüoğlu ve Hayriye Türkan Göncüoğlu'ndan kalan terekeler belirlenmeli Hayriye Türkan Göncüoğlu tarafından sonraki 48464, 01243, 37660 yevmiye numaralı vasiyetlerle yapılan tasarrufların neler olduğu, ne miktarının yerine getirildiği önceki vasiyetnamelerden farklı tasarruflar yapılıp yapılmadığı terekeden kalan mal, hak ve alacak bulunup, bulunmadığı tespit edilmeli, bu vasiyetlerle önceki vasiyetten rücu edildiği, terekede başkaca mal, hak ve alacak bulunmadığı takdirde birleştirilen davaların kabulü gerekir. Eğer terekeden kalan mal hak ve alacak varsa bunlar art mirasçı Türk Eğitim Vakfına ait olacağından bunlarla sınırlı olarak birleşen davların reddi gerekir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde birleştirilen davaların tümden reddi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 375.0.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp temyiz eden davalılara verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy