(4721 S. K. m. 528, 578, 605) (1086 S. K. m. 388, 438)
Dava: Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşüldü:
Karar: Veraset belgesi istemek maddi bir olayın varlığını ikrar ve kişiler arasındaki irs ilişkisini tesbit ettirmekten ibarettir. İsteğin bu niteliği itibariyle mahkemeye başvurmak mirasçının ne hakkını yitirmesine, ne de veraset durumunda bir değişiklik meydana getirilmesine yol açar.
Mirastan iskat ve mahrumiyet sebepleri ya da mirasın reddi veya mirastan feragat sözleşmesi hallerinin bulunması veraset belgesi, istemeye engel değildir. İskat (TMK.mad.578), ret (TMK.mad.605) ve feragat (TMK.mad.528)'in hukuki sonuçları terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğinden sadece terekeye dahil mal ve haklar yönünden mirasçılık sıfatını kaybettiği ve payın kime kalacağını belirleyen sözlerin hüküm fıkrasına ilavesi suretiyle miras paylarını gösterir biçimde hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 inci maddesine aykırı bir biçimde kararda bu yön açıklıkla gösterilmemiş ise de, yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. (HUMK.mad.438/7)
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan şekilde hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. paragrafına eklenmek üzere muris S. C.'un mirası mirasçıları A. ve İ.'un Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/216 esas sayılı dosyasında kayıtsız şartsız ret edildiğinde, tereke mevcudu yönünden mirasçılıklarını kaybettiğinin ve paylaşma sırasında A. ve İ.'a ait payların diğer paydaş P.'ye ait olacağının tesbitine sözlerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 13.09.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy