(4721 S. K. m. 4, 175, 182, 195, 338)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka, tazminat ve katkı bedeli yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1- Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle davacı kadının çalıştığı ve boşanma ile birlikte yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tedbir ve iştirak nafakası takdirinde hakim tarafların talebi ile bağlı değildir.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuklar Asım ve Tayfun için takdir edilen tedbir ve iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyize konu kararın 2. bentte gösterilen sebeplerle tedbir ve iştirak nafakası yönünden BOZULMASINA, hükmün temyiz edilen diğer bölümlerinin ise l. bentteki nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine 22.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy