(1086 S. K. m. 91, 185) (4721 S. K. m. 426)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Hüküm, Cumhuriyet Savcılığı ve Nüfus Müdürlüğünce temyiz edilmiş, Dairemizin 12.2.2004 tarihli kararı ile dosya kararda gösterilen noksanlığın ikmali için mahalline geri çevrilmiştir.
Dairemizin geri çevirme kararından sonra davacı vekili 26.5.2004 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçesinde "..yeniden dava açma hakkını saklı tutarak davadan feragat ettiğini.." bildirmiştir. Dilekçede ilerde tekrar dava açma hakkı saklı tutulduğu belirtildiğine göre, bu beyan davadan feragat (HUMK.91) niteliğinde olmayıp, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 185/1. maddesinde yer alan "..davayı takipten sarfınazar etme.." (Davayı geri alma) niteliğindedir. Bu ise karşı tarafın rızasına bağlıdır.
Hüküm verildikten sonra karar kesinleşene kadar geri alınabilir. Çocuğa Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kayyım tayin ettirilmesi gerekir. Davacı vekilinin davayı takipten sarfınazar etmesine (davayı geri almasına) davalının ve çocuğu temsilen kayyımın muvafakati bulunup bulunmadığının sorulması, muvafakat ediyorlarsa dava geri alındığından karar verilmesine yer olmadığına biçiminde karar verilmesi etmiyorlarsa, varsa kayyımın da göstereceği delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden eksik hasımla davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21.09.2004 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy