(7201 S. K. m. 28, 29, 32) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temyiz Tebligat Kanununun 32. maddesi gerince süresinde kabul edilmiştir.
Kanunun gösterdiği istisnalar dışında, hakim, iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun davet etmedikçe hükmünü veremez. (HUMK. m. 73)
Davalıya, dava dilekçesi ve duruşma günü, ilan yoluyla tebliğ edilmiş ise de, bu tebligattan önce davalının adresi resmi ve özel kurumlardan sorulmamış (Teb. K. m. 28/3), tebligatın yapılamadığı adresten zabıta vasıtasıyla yapılan adres araştırması ile yetinilmiştir. Ayrıca, tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti mahkeme divanhanesine de asılmamıştır. (Teb. K. m. 29/2) Bu durumda, davalı, usulüne uygun olarak davet edilmiş sayılamaz. Davalının usulüne uygun olarak çağrılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, yokluğunda yapılan tahkikat sonunda oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy