(4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 166)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm ziynet eşyası, manevi tazminat ve yoksulluk nafakasından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- a - Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi yerinde değildir.
b - Davalı (kadın) ziynetlerinin karşılığı olarak maddi tazminat isteğinde bulunmuştur. Harcı verilecek usulüne uygun açılmış karşılık yahut bağımsız bir dava yoktur. Mahkemece bu istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
c - İstek olmadığı halde faiz takdiri de doğru görülmemiştir.
d - Kocadan kaynaklanan, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı da ispatlanamamıştır. Kadın yararına manevi tazminat verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
e - Kabul edilen manevi tazminat boşanmanın ekini oluşturmaktadır. Bu miktar esas alınarak davalı (kadın) yararına vekalet ücreti verilmesi de yanlıştır.
Ancak tüm bu yönler koca tarafından temyiz edilmediğinden bozma yapılmamış yanlışlığa işaret edilmesi ile yetinilmiştir.
2- Temyiz sebeplerine hasren dosyanın incelenmesine gelince;
a - Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b - Davalı (kadın) yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. Bu istek hakkında olumlu, olumsuz karar verilmemesi isabetsizdir.
c - Kadının reddedilen manevi tazminat miktarı esas alınarak davacı yararına vekalet ücreti takdiri de yerinde değildir.
3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (MK. md. 118-395, 5133 S.K. md.2-3) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici 1. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. maddenin (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin 2. maddenin (a) bendinde gösterilen nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy