(4721 S. k. m. 4, 174) (818 S. K. m. 44, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından ziynetler, manevi tazminat, kişisel ilişki, iştirak nafakası, davalı tarafından kusura ilişkin gerekçe, kabul edilen eşya bedeli, velayet, davacı için hükmedilen nafaka ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacıya, evlenmeleri sırasında beş adet bilezik, 1 adet 14 ayar gelin seti adı verilen set, 1 yüzük, bir çift küpe takıldığı; bunlardan bilezikler ile setin, davalı tarafından davacının rızası hilafına evliliğin devamı sırasında alınıp, bozdurularak harcandığı ve bir daha davacıya iade edilmediği toplanan deliller ve özellikle davacı tanıkları Safiye ve Bahattin'in beyanlarından anlaşılmaktadır. Beş bilezik ve bir setle ilgili talebin kabulü gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3- Toplanan delillerden davalının davacıyı dövdüğü, eşek ve hayvan diye hitap ettiği anlaşılmaktadır. Davacının boşanmaya sebep olan olaylarda bir kusuru tespit edilememiştir.
Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4- Müşterek çocuk Emirhan 24.06.1999 doğumludur. Her hafta sonu kişisel ilişki tesisi, annenin çocukla ilgilenmesini ve velayet görevini yerine getirmesini engelleyici niteliktedir. Çocukla davalı baba arasında daha uygun kişisel ilişki tesisi gerekir. Bu yönün gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
5- Velayeti anneye verilen müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası azdır. Daha uygun miktarda nafaka takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6- Tespiti yapılan eşyaların, evlenmelerinden önce davalı ve babası tarafından satın alındığı, bu eşyaların davalıya ait olduğu, toplanan delillerden anlaşılmıştır. Bu durumda davacının eşyalarla ilgili talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2, 3, 4 ve 5 bentlerde gösterilen sebeplerle davacı yararına, 6. bentte gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy