(4721 S. K. m. 166, 174/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenine hasren yapılan incelemeye gelince; Toplanan delillere göre davacının başka kadınla ilişkisi sabit olmadığı gibi, davacıdan kaynaklanan ve davalının kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir olayın varlığı da kanıtlanmamıştır. Bu durumda davalının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen sebeplerle manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy