(4721 S. K. m. 164, 166, 176)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı koca tarafından yoksulluk nafakası, davalı (karşı davacı) kadın tarafından terke dayalı boşanma hükmü, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat yönünün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 08.12.2004 günü duruşmalı temyiz eden İ. Ü. ile vekili Av. S. İ. ve temyiz eden karşı taraf vekili Av. B. Ü. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Davalı (karşı davacı) kadından aktarılan olaylar sabit kabul edilemez.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saikı açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir.
Bu bakımdan isteğin reddi gerekirken Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı karşı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki hükmün bu bölümü taraflarca temyiz edilmediğinden bozma yapılmamış, yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3- Toplanan delillerden; davacı kocanın davalıyı anne ve babasıyla birlikte oturduğu eve davet ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ayrı ve bağımsız eve davet edilmeyen kadın ihtara uymamakta haklıdır. Terk sebebine dayanan boşanma davasının reddi gerekirken bu davanın da kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4- Davalı kadının maddi tazminat talebi bulunmamaktadır. İstek olmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şeklide ret kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin (2.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.02.2005 sa.
Full & Egal Universal Law Academy