(1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Mustafa Nevzat Özsavran vekilleri Av. İsa Gök ve Ö. Emre Aksoy ve karşı taraf Didem Özsavran vekilleri Av. Özdemir Ertüzün ve Av. Arif Mavuş geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1-Hüküm fıkrasının 1. nolu bendinde "davanın kısmen kabulü ile Kuyumcular Odası tarafından belirlenen ve listede cins ve miktarları yazılı ziynet eşyaları bedeli olan 43.265.000.000 liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine" karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. ( HUMK. m. 381/2 ).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Dava dilekçesine ekli ziynet eşyası listesi eklenerek yazılan müzekkereye Mersin Kuyumcular Odası tarafından verilen 16.06.2004 tarihli cevabi yazı nazara alınarak karar verilmiştir. Usulüne uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. ( HUMK.md.275-286 ) Dosyanın tümü ile birlikte bilirkişi veya bilirkişilere tevdii ile dosyadaki fotoğraflar ve belgelerden de yararlanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınmaması doğru değildir.
3-Kabule göre de; dava dilekçesinde aynen iade, olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istenmiştir. Davalı vekili 31.01.2003 havale tarihli cevap dilekçesinde; listenin 14. sırasında yazılı "pırlanta taşlı alyans yüzüğü" aynen iade edeceklerini belirtmesine karşın bedele hükmedilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 400 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy