(1086 S. K. m. 74) (4721 S. K. m. 197/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Medeni Kanun ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere, hakim, iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet ( bağlı ) olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. ( HUMK m. 74 )
Davacı, davalının ortak hayatın kendisine yüklediği görevleri yerine getirmekten kaçındığını, kendisini evden uzaklaştırdığını, ortak konuta anne ve babasını getirdiğini, onlarla birlikte yaşamaya başladığını, ortak konuta dönme girişimlerinin de davalının uzlaşmaz tavrı nedeniyle sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesi gereğince, ortak konuttan ve ev eşyasından yararlanmasının sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını ve davalının yapması gereken parasal katkının belirlenmesini istemiştir.
Toplanan delillerden davalının, bir süre ayrı yaşayalım diyerek davacıyı evden uzaklaştırdığı, daha sonra ortak konuta kendi anne ve babasını getirerek onlarla birlikte yaşamaya başladığı anlaşılmaktadır. Davalı, davaya verdiği cevap dilekçesinde, evliliğin devamında hiçbir fayda kalmadığını, boşanma davası açmak üzere olduğunu bildirmiştir. Gerçekleşen bu olgular karşısında, birlikte yaşamaya ara verilmesi davacıdan değil, davalıdan kaynaklanmaktadır. Bu yönüyle, davacı ayrı yaşamakta haklıdır. Şu halde, Türk Medeni Kanununun 197/2. maddesi gereğince; konut ve ev eşyasından eşlerin hangi oranda yararlanacağının ve davalının, davacı eşe yapacağı parasal katkının belirlenmesi gerekirken istek dışında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine; işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy