(2675 S. K. m. 38/e) (1086 S. K. m. 193/3)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 7.6.2005 gün ve 4540-8770 sayılı ilamıyla) bozulmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davanın reddine dair olan hüküm; davacının temizi üzerine, dairece ...usulün 193. maddesi gereğince yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya çağrı kağıdı gönderilmesi gerektiği aksi halde davanın açılmamış hale geleceği, yetkisizlik kararı 13.2.2004'te kesinleştiği halde, davacı vekilinin başvuruda bulunmadığı, yasada öngörülen on günlük hak düşürücü sürenin de geçtiği.. belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Davacı vekili, süresinde başvuruda bulunduklarını ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.
Yeniden yapılan incelemede; yetkisizlik kararının 13.2.2004 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin yetkisizlik kararı üzerine, yasal temyiz süresi henüz işlemeye başlamadan önce 9.1.2004 havale tarihli dilekçe ile, yetkisizlik kararı veren mahkemeye başvurduğu, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. Yetkisizlik kararı kesinleşmeden (HUMK.'nun 193/3. maddesindeki on günlük başvurma süresi henüz işlemeye başlamadan) önce de yetkili mahkemeye başvurulabilir. Bunu engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Karar kesinleşmeden yapılan başvuruda geçerlidir. Olayda davacı vekili, henüz yetkisizlik kararı kesinleşmeden önce 9.1.2004 tarihli dilekçesi ile, yetkisizlik kararını veren mahkemeye başvurarak, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi isteğinde bulunmuştur. Ne var ki ilk incelemede bu husus gözardı edilerek hüküm, yazılı gerekçe ile bozulmuştur. Bu bakımdan davacının karar düzeltme talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi gereğince kabulüne, Dairemizin 7.6.2005 tarihli 2005/4540-8770 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, işin esasının incelenmesine karar verildi.
Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması isteğinin, yetkili kılınan hukukun uygulanmamış olması sebebiyle reddedilebilmesi için bu yönde bir itirazın ileri sürülmüş olması gerekir. (2675 Sayılı MÖHUK. md. 38/e) Davalının Türk Hukukunun uygulanmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Tanınması talep edilen ABD Kaliforniya eyaleti Los Angeles Mahkemesinin boşanma kararının Türk kamu düzenine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Burada verilmiş bulunan kararla da bağdaşmazlık içinde değildir. Velayetin düzenlenmesi her zaman için mümkündür. Bu bakımdan davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi gereğince karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.06.2005 gün 2005/4540-8770 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy