(4721 S. K. m. 181)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi; boşanma davası devam ederken ölen davacının mirasçılarından birisinin davaya devam edebileceğini, verilecek kararın yalnızca kusurun tespitine yönelik olacağını hükme bağlamıştır. Mahkemece 11.11.2004'te boşanmaya karar verilmiş, verilen karar 7.3.2005'te onaylanmıştır. Kocanın onama kararından önce 5.3.2005'te öldüğü anlaşılmıştır.
Evlilik birliği ölümle sona ermiştir. 7.3.2005 günlü kararı, bozulup kaldırılmadan, mahkemece kendiliğinden yok sayılması isabetsiz ise de, yukarıda açıklanan madde çerçevesinde inceleme yapılıp karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur. Bu nedenle de temyiz edilen hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. (HUMK. md. 438/son)
Sonuç: Açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı koca, boşanma kararı verilmesinden sonra ancak onama kararı verilmesinden başka bir anlatımla temyiz davasının görülmesinden önce ölmekle evlilik birliği ölümle ve bir mahkeme kararına gerek dahi kalmadan kendiliğinden sona ermiştir. O halde Yargıtay incelemesinden önce evlilik birliği sona erdiğinden boşanma davası konusuz kalmıştır. (Y 2.HD, 16.09.2003, 7241-11357, Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Kısaltma: GENÇCAN-TMK, Ankara 2004, s. 986) Bu açıklama karşısında gerek boşanma hükmü (Y.2.HD, 27.12.2002, 13667-15100, GENÇCAN-TMK, s. 987) ve gerekse ölüler boşanamayacağından ölü kocanın yokluğunda yapıldığı anlaşılan Yargıtay incelemesi sonucu, sona ermiş ve ortada bulunmayan bir evliliğe rağmen verilen boşanma kararının onanması kararı bir sonuç doğurmaz. Kuşkusuz ki davacı koca ölmekle temyiz davası bile konusuz kalmıştır.
Boşanma davalarında davacı ölü ise temyiz yolu gibi karar düzeltme yolu da sağ eş ya da mirasçılar huzuruyla bile kullanılamayacağından kararın bozulup kaldırılması olanağı da yoktur. Davacı öldükten sonra sürdürülecek olan dava artık bir boşanma davası olmaktan çıkmış (Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Davasının Mirasçılar Tarafından Sürdürülmesi, Manisa Barosu Dergisi, Yıl:21, 2002/1, Sayı:80. Sayfa:51-62.) tespite yönelik TMK. m. 181 f. II hükmü yürürlüğe girmiştir.
Bu sebeplerle yerel mahkeme tarafından TMK. m. 181 f. II hükmüne göre yapılan inceleme sonucu kurulan karar isabetlidir. Hükmün bu gerekçelerle onanması görüşünde olduğumdan değerli çoğunluğun yazılı düşüncesine katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy