(2762 S. K. m. 1/7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Avrupa Birliğine uyum çalışmaları içerisinde 3.8.2002 gün ve 4771 yine 11.1.2003 gün ve 4778 sayılı yasalar ile 2762 sayılı Vakıflar Yasasının birinci maddesi değiştirilmiş 1936 tarihli beyannamede yer almayan mallarında vakıfça iktisap edilme yolu açılmıştır. Ancak bu imkan kurallara ve koşullara bağlanmıştır. 4778 Sayılı Yasanın 3. maddesi; cemaat vakıflarının vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın Vakıflar Genel Müdürlüğünün izniyle dini, hayrı, sosyal, eğitsel, sıhhi ve kültürel alandaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere taşınmaz mal edinebileceklerini, taşınmaz mallar üzerinde tasarrufta bulunabileceklerini açıklamış, ikinci fıkrasında da bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlıkça çıkartılacak yönetmelikle düzenleneceğini açıklamıştır. 4928 Sayılı Yasanın 2. maddesi de; cemaat vakıflarının 17.05.2003'ten itibaren 18 ay içerisinde Vakıflar Yasasının 1/7 fıkrası uyarınca tescil isteğinde bulunabileceğini belirtmiştir. 24.01.2003'te çıkartılan yönetmelikle, edinilebilecek taşınmaz malların kapsamının satın alma, vasiyet, hibe ve sair yollar olacağı vurgulanmış, Yönetmeliğin 5. maddesinde de, başvurunun Vakıflar Genel Müdürlüğüne yapılacağı belirtilmiş, aranacak belgeler sayılmış, 6. maddesinde de, başvurunun gerektiğinde ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınarak yetkili daire başkanlığının düşüncesi ile birlikte Vakıflar Genel Meclisince inceleneceği ve koşularının oluşması halinde vakfa yetki belgesi verileceği öngörülmüştür.
Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi ve vakfın yetki belgesi alabilmesini sağlayacak olan işlemlerin idari nitelik taşıdığı açıktır.
Mahkemece öncelikle vakfın belirtilen biçimde bir başvurusunun bulunup bulunmadığının saptanması, başvurunun olmadığının anlaşılması halinde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, başvuru imkanının tanınması, mülkiyetin vakfa intikalinin imkan dahilinde olması halinde soncunun beklenilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy