(4721 S. K. m. 4, 164, 166/1)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükümde davalı için iştirak nafakası ifadesinin maddi hataya dayalı olup çocuk yararına iştirak nafakası takdir edilmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davacının aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Dava kabul edildiği ve davalının bir karşı davası da bulunmadığı halde; davalı yararına vekalet ücreti takdiri ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacının tazminat isteği hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru değildir.
4- Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dava terk hukuki nedenine (TMK. m.164) dayalı olduğu halde 166/1. madde uyarınca karar verilmesi yasaya aykırıdır. Davacı kocanın davalıyı ailesinin yanına getirip bıraktığı, evlilik birliği içinde doğup nüfusunda kayıtlı bulunan çocuğun haklı bir neden olmaksızın kendisinden olmadığını belirttiği, ihtar kararında evin anahtarının bulunduğu yerin gösterilmediği hususları tüm dosya kapsamıyla sabittir. Davacının ihtar isteğinde samimi olmadığı, ihtar kararının yasal koşulları taşımadığı gerçekleşmiştir. Terk nedenine dayalı davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir. Ancak kararın boşanma yönü temyiz edilmediğinden bu durum bozma nedeni sayılmayarak yanlışlığa işaret olunmakla yetinilmiştir.
5- Davada kusuru olmayan ve boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru değildir.
6- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayeti davalıya bırakılan müşterek çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle davacı yararına, 5. ve 6. bentlerde gösterilen sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, temyize konu diğer yönlerin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy