(4721 S. K. m. 4, 174, 175) (818 S. K. m. 42, 43, 44, 49) (492 S. K. m. 30, 31, 32) (1086 S. K. m. 439)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar, eşya bedeli ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davalının Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında maddi tazminat isteği olmadığı halde, davalı yararına maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yönde davacının temyizi bulunmadığı ve aleyhe bozma yapılamayacağından yanılgıya işaret olunmakla yetinilmiştir.
2- Davalı vekili 20.08.2002 havale tarihli cevap dilekçesinde eşyaların aynen ve değeri olan 7.418.000.000 TL. ve altın bedeli 9.500.000.000 TL. olmak üzere toplam (16.918.000.000 TL) maddi tazminat istemiştir. Bu istek boşanmanın eki (fer'i) niteliğinde olmadığından ayrıca başvurma ve nisbi harca tabidir. (Harçlar Kanunu md. 30 - 32) Harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde kesin hüküm oluşturacak şekilde Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/277 değişik iş sayılı dosyasında mahkemece tespit edilen 23.07.2002 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen eşyaların davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. (HUMK. md. 439/2)
3- Boşanmaya neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışları bulunan, karısına hakaret eden davacı koca ağır kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen ) davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak) davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4- Davalının işi ve geliri bulunmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluştuğu halde davalı yararına yoksulluk nafakasına hükmolunmaması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2, 3 ve 4 nolu bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy