(4721 S. K. m. 605) (Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük m. 39)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler (TMK. md. 605/1).
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine sözlü ve yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız şartsız olması gerekir.
Davacı, babasının ölümü üzerine mirası kayıtsız şartsız reddettiğinden bu reddin tescilini sulh hukuk mahkemesinden istemiştir.
Mirasçının mirası reddetmesi halinde buna ilişkin istem bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmalıdır (Türk Medeni Kanunu'nun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük md. 39/2).
Davacı miraçsının vekilinin vekaletnamesinde "mirasın kabulü veya reddine" ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Vekaletnamede murisin açık kimlik bilgilerinin yer almaması sonuca etkili değildir.
O halde davanın kabulüne karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy