(4721 S. K. m. 164, 185, 186)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Toplanan delillerden, davacının davalıyı terk tarihinden önce birlikte oturulan ve maddi anlamda bağımsızlığı bulunan ortak konuta davet ettiği, davalı kadının davet edilen evin manevi bağımsızlığı olmadığı ve dönmemekte haklı bulunduğu hususunu kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 164. maddesi koşullarının gerçekleştiği nazara alınmadan davanın reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.01.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Terk sebebiyle boşanma (TMK. m. 164) davası açıldığı, maddi bağımsızlığı bulunan konuta çağrı yapıldığı, mahkemenin davet edilen evin manevi bağımsızlığı olmadığından davanın reddine karar verdiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.
Çekişme nedir?;
Değerli çoğunluğun ...davalı kadının davet edilen evin manevi bağımsızlığı olmadığı ve dönmemekte haklı bulunduğu hususunu kanıtlayamadığı şeklindeki görüşüne haklılığın kanıtlandığı gerekçesi ile katılmıyorum.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 185 f. III hükmüne göre ise eşler birlikte yaşamak zorundadırlar. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 186 hükmüne göre eşler oturacakları konutu birlikte seçerler.
Çağrı yapacak eş evin seçimini tek başına gerçekleştiremez;
....Davanın devamı sırasında eşler bir araya geldiği gibi, müşterek konut birlikte seçilmemiş (TMK. md. 186) kadının doğum yapması nedeniyle yeterli süre de geçmeden ihtar çekilmiştir. İhtar samimi olmadığı gibi koşulları da oluşmadığından boşanma davasının reddi, kadının nafaka davasının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir Y2HD, 06.10.2004, 10159-11344
....terk tarihinden önce taraflar Çorlu'da oturdukları halde, davet edilen ev İnegöl'de bulunmaktadır. Davalının davet edildiği konut seçilirken davalının rızası da alınmamıştır. (TMK. md. 186)....Gerçekleşen bu durum karşında hükme dayanak yapılan ihtarın geçerli olduğundan bahsedilemez. Davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru olmamıştır. Y2HD, 30.06.2005, 7747-10336
Evin seçimi konusunda çekişme çıkmamışsa sorun yoktur. Ancak terk sebebiyle boşanma (TMK. m. 164) davasında konutun seçimi nedeniyle çekişme çıkarsa ne olacaktır.
Çözüm: Eşler ayrı ayrı veya birlikte yapacakları istem ile aşağıdaki durumlarda TMK. m. 195 f. I hükmüne göre aile mahkemesi hakiminin müdahalesi (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi: I. Cilt, (TMK. m. 1-351), Ankara 2004, II. Cilt, (TMK. m. 352-1030) Ankara 2004, Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 1102-1003) istenebilir;
Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin (TMK. m. 185-186) yerine getirilmemesi,
Evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi.
O halde davacı eş TMK. m. 195 f. I hükmüne göre aile mahkemesi hakiminin müdahalesini isteyecektir.
Müşterek konutla ilgili taraflar arasında anlaşma sağlanmamıştır. Bu konuda anlaşma sağlanmadan veya Türk Medeni Kanununun 195. maddesi gereğince müşterek konut aile mahkemesi hakimince belirlenmeden, ihtilaflı olan konuta davet hukuki sonuç doğurmaz. Y2HD, 24.06.2004, 7274-8382.
Davalı kadının davacının ailesi ile aynı binada altlı üstlü oturdukları ve yeme içmenin sürekli birlikte olması nedeniyle geçimsizlik çıktığı ve kadının bu duruma dayanamayarak bu konutu terk zorunda kaldığı ve koşulları aynı olan bu evin davalının rızası alınarak ya da aile mahkemesince belirlenmiş olmadığı dolayısıyla ortak konutun birlikte seçilmediği duraksamasız bellidir. Davalı kadına yapılan davet usulsüzdür.
Hakim ile davanın reddi konusunda aynı görüşte olduğumdan değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy