(1086 S. K. m. 440, 442) (4721 S. K. m. 563)
Dava: Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin 5.7.2005 gün ve 5443 - 10639 sayılı ilamıyla kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi duruşmalı olarak istenilmişse de karar düzeltmeler duruşmaya tabii olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri yersizdir.
2- 29.09.2000 günlü kararla davacı M. ve Ş. yararına toplam 4.832.100.000 liraya hükmedilmiştir. Bu karar M. ile Ş. tarafından temyiz edilmemiştir. Davalı Ş. bakımından usulü kazanılmış hak oluşmuştur. İşin temyiz incelemesi sırasında bu yönün gözden kaçtığı görülmekle, dairemizin açıklanan hususla ilgili olarak karar düzeltme isteğinin kabulüne, hükmün bu sebeple de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 440 - 442 maddeleri uyarınca davalıların açıklanan hususlara yönelik olarak karar düzeltme isteklerinin kabulüne, hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalıların diğer karar düzeltme isteğinin ise REDDİNE, oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 S.K. md.17)
Tenkis davasının amacı el atılan saklı payın davacılar ödenmesidir. Hüküm tenkis hesapları ve sabit tenkis oranının yanlış hesaplanması yönünden bozulmuştur.
İlk karar 29.09.2000 tarihinde verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiş, davacılar tarafından temyiz edilmemişse de tenkis davasının özelliği gereği usulü kazanılmış haktan söz edilemez.
Çünkü davalılar ilk hükmolunan bedeli davacılar adına yatırmadıkları veya bu konuda ödeme yapmadıkları gibi, sabit tenkis oranının doğru hesaplanması halinde yeniden buna göre kazandırma konusu taşınmaz malların kıymetine noksan gelmeksizin bölünüp bölünmeyeceği yeniden araştırılacak, bu oranda bölünmezliğin tespiti halinde yeniden tercih hakkı sorulacak, tercih hakkının para ödeme yönünde kullanılması halinde el atılan saklı payın değeri tercih hakkının kullanıldığı gündeki kazandırma değerlerine göre belirlenecektir.
Nitekim 29.01.2001 tarihli bozma ilamı buna uygun olup, mahkemece bozma ilamına uyulmuş, el atılan saklı payda buna uygun yeniden belirlenmiştir. Bozma ilamına uyulmakla davacılar lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur.
Açıklanan gerekçelerle karar düzeltme isteminin bu yönden reddi kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy