(1086 S. K. m. 76) (4721 S. K. m. 174)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 30.5.2006 günü temyiz eden Mustafa Metin ile vekili Av. B. Ertuğrul ve karşı taraf vekili Av. A. Sami Aslı geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK. md. 76) Gerek dava dilekçesinde yer alan açıklamalara gerek davacı vekili tarafından yargılama sırasında verilen 24.6.2004, 16.7.2004, 23.3.2005 ve esasa ilişkin son beyanların yer aldığı 3.10.2005 tarihli dilekçelerdeki açıklamalara göre; davacı, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce edinilen ve tamamı davalı adına kayıtlı olan, dava dilekçesinde dökümü gösterilen taşınmaz malvarlığının edinilmesine emeğini koyarak katkıda bulunduğunu, davalının malvarlığının eşlerin birlikte çabalarıyla kazanıldığını, boşanmakla evliliğin kendisine sunacağı maddi olanaklardan yoksun kalmasının söz konusu olacağını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı olan taşınmazların eşit oranlarda taksimi suretiyle tasfiyesine, ya da aynen taksim yerine 500 milyar lire maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İstek; hem Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesinde yer alan .. mevcut veya beklenen menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesi hem de taşınmazların edinilmesinde yapılan katkıya dayanmaktadır. Taşınmazlara yapılan katkı karşılığı istenen tazminat boşanmanın eki niteliğinde olmayıp harca tabidir. Bu bakımdan davacıdan, maddi tazminat isteğinin ne kadarının, Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında, ne kadarının katkı karşılığı istenildiğinin, sorulup açıklattırılması, bu husus belirlendikten sonra katkı karşılığı istenen tazminatın nispi harca tabi olduğunun gözetilmesi, nispi harcın peşin bölümünün tamamlattırılması, daha sonra işin esasının incelenmesi hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, maddi tazminatla ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Toplanan delillerden; davacıya isteğe bağlı sigortalılık nedeniyle 1.10.2004 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumunca yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının Ula - Çıtlık köyündeki 12900 m2'lik tarla vasfındaki taşınmazını dava sırasında 28.4.2004 tarihinde üçüncü kişiye sattığı, 14.12.2004 tarihinden itibaren de Muğla-Şeyh mahallesindeki mülkiyeti kendisine ait olan dükkanda hediyelik eşya satışı faaliyetinden dolayı gelir vergisi mükellefiyet kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, bahsi geçen işyerinin oğlu Süleyman tarafından işletildiğini, kendisi emekli olduğundan vergi ve muhasebe kayıtları yönüyle kolaylık ve avantaj sağlama amacıyla işyeri kaydının kendi adına yapıldığını ileri sürmüş ise de resmi kayıtlar karşısında bu savunmaya değer verilemez. Bu durumda davacının, boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıdaki bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 450 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy