(4722 S. K. m. 12, 13) (4721 S. K. m. 282, 285, 286) (1136 S. K. m. 36)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacılar Yosma ile küçük Deniz'in babasının davalı İrfan olmadığını babasının davalılardan Ali olduğunu ileri sürerek yanlış kaydın düzeltilmesini istemişlerdir.
Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur. Baba ile arasındaki soybağı ise babanın anayla evlenmesi, tanıma veya hakim kararı ile gerçekleşir.( TMK. md. 282 ) Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu soybağın karinesidir. ( TMK. md. 285 ) Koca soybağının reddi davasını açarak karinenin aksini ispat edebilir. Çocukta bu dava haklarına haizdir. ( TMK. md. 286 )
Davacı küçük Deniz'in babası olarak görünen İrfan ile davacı Ana Yosma 5.6.1984 tarihinde evlenmişler 17.05.1990 tarihinde kesinleşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/827 esas 1990/223 sayılı karar ile boşanmışlardır. Küçük Deniz bu evlilik içerisinde 14.05.1987 tarihinde dünyaya gelmiş, 29.08.1988 tarihinde Yosma ve İrfan hanesine tescil edilmiştir. Davacı Deniz'in babasının İrfan olmayıp Ali olduğu ileri sürüldüğüne göre Deniz'in önce İrfan'dan olmadığı tespit edilip (soybağı reddedilip) daha sonra babalığın ispatı gerekmektedir.
743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinde çocuğa soybağının reddi imkanı verilmemiş, bu hak 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Kanunun 286. maddesi ile getirilmiştir.
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce sahih olmayan nesepli çocuklar yürürlük tarihinden başlayarak bu kanunun soybağına ilişkin hükümlere tabii olurlar. ( 4722 Sayılı Kanun md. 12 ) Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan babalık davaları, bu kanun hükümlerine göre karara bağlanır. (4722 Sayılı Kanun md. 13) Dava çocuğa bu hakkın tanınmasından sonra 12.09.2002 tarihinde küçük Deniz'in kayyımı tarafından açıldığına göre önce soybağının reddi daha sonrada babalıkla ilgili talebin incelenmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bu davada ana ile küçüğün yararları çatışmaktadır. Kayyım ile ana aynı vekil tarafından temsil edilmiştir. Bu nedenle aynı vekil tarafından temsilleri de kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. (Avukatlık Kanunu md. 38 /b)
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. ve 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28.03.2005 pzt.
Full & Egal Universal Law Academy