(4721 S. K. m. 4, 174, 175, 186) (818 S. K. m. 42, 43, 44, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 21.4.2004 tarihli ara kararıyla verilen tedbir nafakasının bağımsız olarak infazının mümkün bulunmasına göre davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Eşini kovan, hakaret eden ve tedaviden kaçınan davalı-davacı koca tamamen kusurludur. Davacı-davalı kadının kusuru kanıtlanmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kocanın birleştirilen boşanma davasının reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Yukarıdaki bentte açıklanan sebeplerle koca tam kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/1 inci maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186 ncı maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıklarıyla katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK. md. 4, BK. md. 42 ve 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığıyla hakkaniyet kuralları (TMK. 4, BK. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4- Davacı-davalı kadının işi ve gelirinin bulunmadığı, boşanmayla birlikte yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175 inci maddesi şartlarının gerçekleştiği nazara alınmadan kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2, 3, 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün diğer bölümlerinin ise 1. bentteki nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.03.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy