(4721 S. K. m. 306, 313)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı D. P. 15.4.2003 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada, eşi K. P.'in ikinci eşi F. A.'dan olan 1977 doğumlu, evli oğlu A. P.'i evlat edinmek istediği, mahkemece yasal engel nedeni ile davanın reddine karar verildiği ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 306. maddesinin 3. fıkrasında;
"Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebilir" hükmü mevcuttur.
Anılan Kanunun 313. maddesinde de ergin ve kısıtlıların hangi hallerde evlat edinilebileceği düzenlenmiştir.
Davacının dosya içinde mevcut nüfus kaydından 1943 doğumlu olduğu ve eşi K. P. ile 8.5.1964 tarihinde evlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının Medeni Kanunun 306/3. ve 313. maddelerinde belirtilen koşulları taşıdığı ve eşinin ergin çocuğunu evlat edinmesinde yasal engel bulunmadığı göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 21.04.2005 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy