(2675 S. K. m. 37) (Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkında Sözleşme m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, yabancı mahkeme ilamlarının tenfizine ilişkindir.
Boşanma ve ayrılık davalarında deliller, maddi vakıaların ispatı gibi hususlar usul hukuku kuralları ile ilgili olması sebebiyle, hakimin hukukuna tabidir. Bu devletlerin hükümranlık hakkı ve mahkemelerin yargılamayı kendi hukuklarına göre yapmaları gerektiğinin tabii sonucudur.
Tenfizi istenen Gent Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.3.2002 tarihli, boşanma davası süresince alınan geçici tedbir niteliğindeki velayet, kişisel ilişki ve nafakaya ilişkin kararların tenfizi için kesinleşmesine gerek yoktur.
Boşanmaya ilişkin aynı mahkemece verilen 5.11.2002 tarihli ilamın ve kesinleşmesini gösterir belge aslı ve onanmış tercümesinin dosyada mevcut olduğu, 2675 Sayılı Yasanın 37/b maddesinin koşullarının oluştuğu ilamda Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir yönün bulunmadığı, 17 Nisan 1975 tarihinde 1884 Sayıl Yasa ile kabul edilen "Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması Hakkında Sözleşmenin" 3. maddesi gereğince, yetkili kılınan hukuk uygulanmamakla birlikte, eğer bu kural uygulansaydı dahi aynı sonuca varılması halinde tanıma isteminin reddedilemeyeceği yönü de dikkate alındığında, her iki ilamında tenfizine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ret hükmü kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25.04.2005 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy