(1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 24.05.2004 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Daha önce 9.6.2003 tarihinde verilen ek karar boşanma kararının kesinleşmediğini tesbit niteliğinde olup bu karar Yargıtay'ca da onanmıştır.
Bundan sonra davacı vekili 24.05.2004 tarihinde verdiği dilekçe ile kararın kesinleştirilmesi için gerekli usuli işlemlerin yapılmasını istemiştir. Bu talep üzerine mahkemece yapılacak iş; karardaki katibin imzasındaki noksanlığın gerektiğinde karara katılan katip çağrılıp dinlenmek suretiyle tamamlattırılması; kararın yabancı uyruklu olan davalı kadına ve davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, yasal süre içinde temyiz edilmemesi durumunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 433/son maddesi uyarınca hükmün kesinleştiğinin ilama şerh verilerek, kararın kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde nüfus memurluğuna göndermekten (Nüfus Kanunu md. 31) ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararı gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.15.02.2005 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy