(1086 S. K. m. 388/5) (4721 S. K. m. 166/3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir.
Protokole atıf yapılarak hüküm kurulamayacağı gibi, hükmün infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde oluşturulması gerekir.
Diğer taraftan, taraflar arasında düzenlenen protokolde ve mahkeme hükmünde, nafakanın niteliği belirtilmediği, başlangıç tarihinin gösterilmediği gibi artış miktarının bağlandığı enflasyon oranı konusunda da bir açıklamada bulunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, hükme esas tutulan protokol "boşanmanın mali sonuçları" konusunda anlaşılır ve ayrıntılı şekilde düzenlenmemiş, hakimin, tarafların ve müşterek çocuğun menfaatlerini nazara alarak müdahalede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu düzenleme karşısında Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi koşullarını taşımadığından, boşanma kararı verilemez.
O halde, davanın açılış biçimi ile incelenip, taraflardan delilleri sorulup, gösterdikleri takdirde toplanıp, değerlendirme yapılarak, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu yönler dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz yönlerinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy