(743 S. K. m. 612) (4721 S. K. m. 688)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava konusu 272 parsel sayılı taşınmaz kök muris Ahmet Korkmaz'a ait iken, 1960 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal etmiştir. Mirasçılardan Naime, taşınmazdaki miras payını; noterde düzenlenen 11.1.1969 tarihli sözleşme ile üçüncü kişi durumundaki (murisin torunları) Enver ve Muzaffer'e devretmiştir. Bu temlik geçerlidir.
Davalı Enver de, Naime'den aldığı payı ve aynı taşınmazdaki babası Mehmet'in ölümüyle kendisine intikal eden miras payını asaleten, kardeşleri Müzeyyen ve Gülperi'ye intikal eden miras paylarını da onlara vekaleten noterde düzenlenen 15.9.1995 tarihli sözleşme ile Muzaffer'in oğlu olan davacı Mehmet Doğan Korkmaz'a devretmiştir. Bu temlik de, Türk Kanunu Medenisinin 612. maddesine uygun olup geçerlidir. Mirasçılardan biriyle, hissesinin temlikine dair üçüncü kişi arasında aktedilen sözleşmeler üçüncü şahsa taksime müdahale hakkı vermez. Üçüncü şahıs, ancak, temlik eden mirasçıya ayrılan hisseyi talep hakkına sahiptir. (TKM. 612/son cümle)
Olayda, dava konusu taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyeti, 1997/249 Esas 1998/179 Karar sayılı mahkeme kararıyla hükmen paylı mülkiyete dönüştürüldüğüne ve bu doğrultuda davadan önce 6.4.2001 tarihinde paylı mülkiyet şeklinde tapu oluştuğuna göre, temlik edilen paylar üzerinde bağımsız olarak tasarruf olanağı doğmuş ve bu paylar devredilebilir duruma gelmiştir. (TMK.688/3)
Açıklanan sebeplerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy