(4721 S. K. m. 166, 169, 185, 186, 215, 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda gün numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: 1- Yapılan soruşturma, toplanan delillerle kadının eşine karşı ağır hakaretlerde bulunduğu, tartaklayıp, gömleğini yırttığı, kocanın da; annesinin ve kardeşinin davalı kadını dövmelerine sessiz kaldığı, tarafların birinin kusurunun diğerinden üstün tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK. md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK. md.185/2) ait geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O durumda kocanın askerlik terhis gününden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın yararına Türk Medeni Yasasının 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün 1. ve 2. bentlerde açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31.05.2007
Full & Egal Universal Law Academy