(1086 S. K. m. 45, 237) (2004 S. K. m. 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İcra mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeseler de, kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir. Tarafları müddeabihleri ve dava nedenleri aynı olan iki ayrı dava aynı mahkemede açılmış ise ve derdestlik itirazı da yoksa hakim, HUMK.nun 45. maddesine göre her iki davanın birleştirilmesine karar vererek her iki dava için aynı kararı verebilir. Ancak birinci dava bekletici sorun yapılmamış, ikinci davada da birleştirme kararı verilmemiş ise her iki davaya ayrı ayrı devam edilir ve ilk davanın kesinleşmesi üzerine ikinci dava (HUMK. 237) kesin hüküm nedeni ile reddedilir.
Somut olayda icra mahkemesince evrak üzerinde verilen kararla borçlunun maaşı üzerindeki haciz kaldırılmıştır. Alacaklı temyiz dilekçesinde aynı hukuki sebebe ve talebe dayalı olarak Mersin 2. İcra Mahkemesi'nin 2008/564 esas sayılı dosyası ile inceleme yapılıp şikayetin reddine karar verildiğini iddia etmiştir. Temyiz dilekçesine ekli karar örneğinden Mersin 2. İcra Mahkemesi'nin 13.10.2008 tarih ve 2008/564 E. 2008/583 K. sayılı kararı ile borçlunun aynı icra dosyası nedeniyle maaş haczi şikayetinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece duruşma açılarak ilgili şikayetin bekletici mesele sayılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile evrak üzerinde haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy