(2004 S. K. m. 106, 110, 111, 150, 363, 366)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme ilamı müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Şikayetçi vekili müvekkili alacaklı ile borçlu arasında İİK'nun 111.maddesi gereğince taksitle ödeme sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin devam süresince İİK'nun 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemeyeceği halde, icra müdürlüğünce 30.04.2007 tarihinde İİK'nun 106 ve 110. maddeleri gereğince takip dosyasının işlemden kaldırılmasının usulsüz olduğunu şikayet yolu ileri sürmüştür.
Mahkemece 26.11.2008 tarihinde şikayetin reddine karar verilmiş ve bu kararın borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece İİK'nun 363/7.maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Şikayet icra memurunun taksitle ödeme taahhüdünü dikkate almadan yaptığı işlemine yönelik olduğundan icra mahkemesinin temyiz isteminin reddine yönelik 26.12.2008 tarihli kararının oybirliğiyle kaldırılmasına dosyanın incelenmesine geçildi.
Takip dosyası incelendiğinde icra müdürü nezaretinde 10.05.2009 tarihinde alacaklı vekili ile borçlu arasında taksitle ödeme sözleşmesi yapıldığı borçlu tarafından 15.12.2006 tarihinden başlayarak 15.12.2012 tarihine kadar olan sürede borcun taksitle ödenmesi konusunda taahhüdü bulunduğu görülmektedir.
İİK'nun 111/3 maddesinde yer alan borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları borcun taksitlendirilmesine ilişkin sözleşmenin devamı süresince, İİK'nun 106 ve 150/e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceği şeklindeki hüküm nedeniyle, borçlu ile alacaklı arasında icra dairesinde yapılan taksitle ödeme sözleşmesi süresince, alacaklı hiç bir işlem yapamayacağından satış isteme süreleri işlemez. Borçlunun bu taahhüdünü ihlal ettiği tarihte alacaklının satış isteme hakkı doğar. Bu durumda mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ELMALI
İCRA HUKUK MAHKEMESİ
ESAS: 2009/60
KARAR: 2009/78
DAVA: İcra Memur İşlemini Şikayet
DAVA TARİHİ: 07/08/2009
KARAR TARİHİ: 23/11/2009
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile ikame ettiği icra memur işlemini şikayet davasının mahkememizce yapılıp bitirilen açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde özetle; Elmalı İcra Müdürlüğünün 2003/1562 esas sayılı takip dosyasından müvekkil alacaklı ile borçlu arasında İİK'nun 111. maddesine (3. ve 4. fıkraları) göre taksitle ödeme sözleşmesinin yapıldığını, yapılan bu sözleşmede borçlunun yaklaşık 8 yıl içinde borcun taksit ile ödenmesini kabul ederek tüm sorumluluğu kabul ederek taahhüde bulunduğunu, yapılan bu sözleşme gereğince borçlunun zamanında taksitleri ödemediğini, fakat ödenen taksitleri alacaklının icra dairesine bildirmediğini, bildirmediği için de İcra Müdürlüğünün tarafların beyanını almaksızın dosyadan işlem yapılmadığı gerekçesi ile düşürdüğünü kendilerinin taksit sözleşmesinin cari olduğuna devam ettiğini 15.07.2008 tarihinde belirtmelerine tamamen İcra Müdürlüğünün kanunun 111/4 maddesini yanlış yorumlayarak taksitlerin biri zamanında verilmez kısmını bildirmezse şeklinde anlayarak dosyanın düşürülmesinde karar verdiğini, ve dosyanın kaldığı yerden devamını ve dosyayı işlemden kaldırma kararının geri alınmasını içeren taleplerini reddettiğini, bu sebeplerle İcra Müdürlüğünün yasaya aykırı yapmış olduğu işlemin iptaline, mahkememizce gerek görülmesi halinde taksitlerin zamanında ödenip ödenmediği hususunun borçluya bizzat sorulmasına ve bu konuda belge ibraz etmesinin istenilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı mahkememize verdiği 01.09.2008 havale tarihli dilekçesi ile taraflarına gelen alacaklının açmış olduğu dava dilekçesini tebliğ aldığını, davacı alacaklının Elmalı İcra Müdürlüğünün 2003/1562 sayılı dosyasından olan alacağını İİK'nun 111.maddesi gereğince yapılan taksit sözleşmesi gereğince alacağının bir kısmını taksit sözleşmesinde belirtilen tarihlerde aldığını beyan ettiğini kendisinin 15.05.2008 tarihi de dahil olmak üzere taksit sözleşmesinde belirtilen tarihlerde yapılması gereken ödemeleri yapmış bulunduklarını alacaklıya bundan sonraki ödemesinin taksit sözleşmesinde belirtilen 15.12.2008 tarihi olduğunu, bu tarihe kadar tüm ödemelerini zamanında yapmış olduğunu belirtmiştir.
Elmalı İcra Müdürlüğünün 2003/1562 esas sayılı takip dosyası getirilmiş ve gerekli inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce şikayetin reddine dair verilen 26.11.2009 tarih ve 2008/71-2008/72 sayılı karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 06/07/2009 tarih ve 2009/7162 esas 2009/14890 karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş mahkememize usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı vekili bozma sonrasında yapılan yargılamada, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmama karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya tüm kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Takip dosyası kapsamında icra müdürü huzurunda 02.05.2005 tarihinde alacaklı vekili ile borçlu arasında taksitle ödeme sözleşmesi yapıldığı, borçlu tarafından 15.12.2005 tarihinden başlayarak 15.12.2012 tarihinde kadar olan sürede borcun taksitle ödenmesi konusunda taahhütte bulunduğu görülmekte, İİK 111/3 maddesinde yer alan Borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları borcun taksitlendirilmesine ilişkin sözleşmesinin devamı süresince, İİK'nun 106 ve 150/e maddelerindeki sürelerin işlemeyeceği şeklindeki hüküm nedeniyle borçlu ile alacaklı arasında icra dairesinde yapılan Taksitle ödeme sözleşmesi süresince alacaklı hiçbir işlem yapamayacağından satış isteme süreleri işlemeyeceğinden borçlunun bu taahhüdünü ihlal ettiği tarihte alacaklının satış isteme hakkının doğacağı, bu durumda şikayetin kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın talebi yerinde görülerek şikayetin KABULÜNE, Elmalı İcra Müdürlüğünün 2003/1562 esas sayılı dosyadaki dosyanın usulüne uygun olarak işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle talebin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacının yaptığı 6,60 TL başvuru harcı, 2,30 TL Vekalet harcı, 14,00 TL başvuru harcı, 9,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 22,90 TL, 74,00 temyiz harcı, 7 tebligat masrafı 31,50 TL, 82,80 TL 2 Temyiz harcı olmak üzere toplam 211,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4- Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden AA ücret tarifesi gereğince hesaplanan 285.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Dair hükmün öğrenme tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere tarafların yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/11/2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy