(4721 S. K. m. 166, 197)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1) Davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçeyle boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklı olduğu ispatlanmıştır. Bu durumda bağımsız olarak açılıp birleştirilen Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayanan nafaka davasının kabulüyle kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile, 07.12.2011 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy