(4721 S. K. m. 174, 175)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm, davacı tarafından kusur belirlemesi; velayetler, nafakalar ve kocanın reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden, davalı kadının sadakatsiz davranışlar içine girdiği; buna karşılık davacı kocanın boşanma davası açıldıktan sonra 18.10.2011 tarihinde eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Dava açıldıktan sonra gerçekleşen kusurlu davranışlar, bu davada hükme esas alınamayacağına ve bu olay dışında davacı kocaya kusur olarak yüklenecek başkaca bir davranışın varlığı da ispatlanamadığına göre, davalı kadın boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları davalı yararına gerçekleşmemiştir. Davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın tam kusurlu olup, kadının davranışları davacı kocanın kişilik haklarına saldın niteliğindedir. O halde davacı koca yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK md. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden davacı koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 30.10.2013
KARŞI OY YAZISI
Boşanma davasının açılmasından sonra kocanın eşine fiziki şiddet uyguladığı sabittir.
Davadan sonra da olsa, hükme varılıncaya kadar gerçekleşen olayların hükme esas alınamayacağına dair bir usul kuralı yoktur. Şiddete maruz kalan tarafın bu olaya dayanarak ayrı bir boşanma davası açma imkanı kalmadığına göre, bu olayın hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu sebeple tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri doğrudur.
Hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy