(4721 S. K. m. 174)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, ziynet alacağı davasının reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların reddi, nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda eşit derecede kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece kabul edilen ve gerçeklesen tarafların kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşini eve kilitlediği, eşinin telefonunu alarak ailesi ile görüşmesini engellediği, kendi ailesinin evine gitmeye zorladığı ve tartışmalar sonrası eşinin ailesini arayarak gelin kızınızı götürün dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davalı-karşı davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımaktadır. Kadın boşanma sonucunda en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Kadın yararına TMK m.174/1-2 koşulları oluşmuştur. Bu halde tarafların ekonomik ve sosyal durumlar gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
4-Davacı-karşı davalı kadın ziynet eşyalarının eşi ve ailesi tarafından zorla alındığını söylemiş, davalı-karşı davacı erkek ise ziynet eşyalarının kadın tarafından giderken yanında götürdüğünü beyan etmiştir. Davacı-karşı davalı kadın tanıkları, erkeğin babasının kendilerine, erkeğin kadını dövdüğünü ziynetleri aldığını akabinde kadının evden gittiğini söylediğini, kadının evden ayrılırken yanında ziynet eşyalarının olmadığını, terlikleri ile geldiğini gördüklerini beyan etmişlerdir. Toplanan delillerden erkeğin kadını eve kitlemesi sonrası, kadının balkondan kaçarak ailesinin evine gittiği de sabittir. Buna göre davacı kadın tarafından ziynetlerin erkek tarafında kaldığı ispatlandığına göre, kadının bilirkişi tarafından belirlenen ve davacı kadının talebi içerisinde yer alan ziynet eşyalarına ilişkin talebinin kabulü gerekirken, bu husus nazara alınmadan talebin reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ...'ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran …..'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04.07.2018 (¤¤)