MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, ortak çocuk ...'nın velâyeti yönünden, davacı-davalı kadın tarafından ise katılma yoluyla nafakalar, ortak çocuk ...'ın velâyeti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 34.3/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, resen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Tarafların davayı kabulü de tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür
Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından tarafların boşanmalarına ve ferilerine ilişkin hüküm kurulduğu, ortak çocuklar 2007 doğumlu ... ile 2010 doğumlu ...’nın velâyetlerinin anneye verildiği,bu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından “...'ın babası ile birlikte yaşamak istediği, kendisinin idrak çağında olması nedeniyle görüşüne üstünlük tanınması gerektiği, ...'nın yaşı dolayısıyla anne bakım ve ilgisine muhtaç durumda olduğu anlaşıldığından sosyal inceleme raporundaki tespitler de dikkate alınarak velâyete yönelik erkeğin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ...’ın velâyetinin babaya verilmesine, ...'nın velâyeti yönündeki istinaf talebinin reddine” karar verilmiş olup taraflarca velâyet yönünden temyiz başvurusunda bulunulmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından velâyet konusunda birden fazla uzman raporu alındığı, ortak çocuk ...’ın 15.5.2018 tarihinde alınan beyanında babası ile kalmak istediğini söylediği, ...’nın yaşı gereği beyanının alınmadığı, mahkeme uzmanının ise ...’ın beyanında yönlendirme ve kısaltma olduğunu gördüğünü bu nedenle yeniden uzman raporu alınması gerektiğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı-davacı baba yargılama aşamasında annenin ortak çocuk ...’ya yönelik şiddet uyguladığı iddiasıyla Cumhuriyet savcılığına şikayette bulunduğunu belirterek ceza davasına ilişkin evrakları dosyaya sunmuş olup; her ne kadar yargılama sırasında velâyete ilişkin birden çok kez sosyal inceleme raporu alınmış ise de; yargılama aşamasında meydana gelen gelişmeler nedeniyle bu raporların yeterli olmadığı görülmektedir. O halde, babanın iddialarının da değerlendirilerek ceza dosyasının getirtilmesi, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme de yaptırılarak, ortak çocukların halen nerede olduklarının, tarafların fiilen bulundukları yerin barınma ve yaşama koşullarını, babanın iddialarına ilişkin çocukların görüşlerini değerlendirir içerikte yeniden sosyal inceleme raporu alınması, inceleme tarihinde ortak çocuk ...'nın da idrak çağına eriştiği ve mahkemece beyanının alınması gerektiği, yine ortak çocuk ...’ın beyanının alınmasından sonra uzunca bir zaman geçtiği, görüşlerinin yeniden tespitinin gerektiği anlaşılmış olup, toplanılan tüm deliller birlikte değerlendirilerek ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocukların menfaatine olacağı tespit edilip, yine gerekmedikçe kardeşlerin birbirinden ayrılmaması hususu da gözetilerek sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 06.10.2021 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy