(6831 S. K. m. 93) (1412 S. K. m. 264)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup hükme dayanak yapılan keşif zaptında esaslı işlemlerden sayılan bilirkişilerin kimlik ve yeminlerinin kopyalı tanzimi suretiyle CMUK.nun 264. maddesine aykırı davranılması,
2- Her ne kadar suç konusu yer 1993 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu sırasında 23 ada 70 parsel numarasıyla sanık adına tespit görmüş ise de suç konusu yerde bilahare yapılan 19.8.1997 yılında kesinleşen Orman kadastrosu sonunda yerin orman sınırları içine alındığı ve orman kadastrosu kesinleşen yerlerde de tapu kayıtları hukuken geçerliliklerini yitirdikleri sanığın orman kadastrosuna itiraz etmeyerek kesinleşme tarihinden itibaren tutanağın düzenlendiği 31.9.2000 tarihine kadar suça kanu yeri işgal ve faydalanmaya devam ettiğinin yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla dosya içeriğinden anlaşılmasına, orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde bir yerin orman olduğunun herkes tarafından bilinmesi gerekceği cihetle sanığın suç kastının yokluğundan da bahsedilmeyeceği-ne göre sanığın orman sahasını işga ve faydalanma suçu oluşup sübuta erdiği gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 7.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy