(6831 S. K. m. 93)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ve dosya içeriğinden suç yerinin 1946 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı bilahare 20.8.1958 tarihli tapu kaydının tesis edildiği anlaşılmış olup orman kadastrosu yapılan yarlerde tesis edilen tapu kayıtlarının hukuken bir geçerliliği olmadığı gibi mahkeme kararında da değinildiği veçhile 20.8.1958 tarihli tapunun dayanağını oluşturan Kepsut Sulh Hukuk Mahkemesinin 8.4.1957 gün ve 1956/51-1957/25 sayılı kararına ait davada orman idaresinin taraf olmaması sebebiyle bu ilamın kesin hüküm teşkil etmemesi ve bu bakımdan da ibraz edilen tapunun hukuki geçerliliği olmadığı sanığın satış vaki olmaksızın miras yoluyla tapu kaydını iktisap etmesi ve mirasçılar arasında yapılan satışın da suç kastını ortadan kaldırmayacağı bundan ayrı olarak sanığın bir an için suç kastının bulunmadığı kabul edilse bile 9.8.2000 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen kararla suç yerinin orman olduğunu öğrendikten sonra işgal ve faydalanmaya devam ettiği 13.8.2000 tarihli tutanaktan anlaşılmasına göre sanığın işgal ve faydalanma suçunun sübuta erdiği gözetilmeden mahkumiyeti yerine yerinde olmayan gerekçe ile beraatına hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Müdahil İdare Vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy