(765 S. K. m. 456)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemenin gerekçesinde belirttiği, sanığın 1938 doğumlu yakınanın önce başına sopayla vurması, sonra kendisine taşla saldıran yakınanı iteleyerek düşmesi sonucu yaralanması eyleminde yaralama bilinciyle davranan sanığın eyleminin tüm sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiği düşünüldüğünden tebliğnamedeki görüşe katılınmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
Yakınana ilişkin Denizli Devlet Hastanesinin 22.3.2003 tarih ve 101 sayılı geçici raporunda sol ön kol ulna ve radiusta kırık ihtimali mevcut olduğu ve teşhis ve tedavi için Denizli Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesine sevk edildiğinin belirtilmesi ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Denizli Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.3.2003 günlü kesin raporda, anılan geçici rapor ve çekilen grafisinin incelenmesinde arızasının hayatını tehlikeye maruz kılmadığı ve 15 gün mutad iştigaline engel olacağının bildirilmesi karşısında anılan Adli Tıp raporunda yakınanın arızasının ne olduğunun belirtilmemesi ve Adli Tıp Kurumunun yerleşik uygulamalarına göre radiusulna kırığının 25 gün mutad iştigale engel olacağının belirtilmesi karşısında yakınana ilişkin grafilerin dosya içine alınıp tüm rapor ve grafiler ile hasta gözlem belgelerinin İstanbul Adlı Tıp Kurumuna gönderilerek İhtisas Dairesinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma sonucu yetersiz raporlara dayanılarak hükümlülük kararı verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK. nun 326/son madde ve fıkrasının gözetilmesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy