(6831 S. K. m. 2, 93)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- Sanığın suçu işlediği iddia olunan sahanın orman olup olmadığı bölgede hem arazi hem de orman kadastro çalışmaları yapılmış olması karşısında üç ayrı kez yapılan keşifle incelenmiş ve her üç keşifte de bilirkişiler yerin arazi kadastrosu çalışması ile Lal Yapı kooperatifi adına 5.9.1994 tarihinde düzenlenen 6744 ve 6745 parsel sayılı tapu kayıtları kapsamında bulunduğunu ve yine bu parsellerin ve suç yerinin 1979 yılında yapılıp 2.11.1982 tarihinde de kesinleşen orman kadastro hattının dışında kaldığını doğrulamıştır.
İhtilaf 37. Orman Kadastro Komisyonun 18.5.1997 tarihinde 3302 sayılı yasanın değişik 2/B uygulamasıyla, çalıştığı yerde unutulmuş ormanları içine almak gayesi ile yapılıp 19.10.1988 tarihinde kesinleşen çalışmaları ile ilgilidir. Bu konuda 1988 tarihli orman tahdit haritası ile arazi kadastro paftasının ilgili 6744 ve 6745 çakıştırıldığı ilk keşif sonrası düzenlenen rapor ve krokide, adı geçen parsellerin bir kısmında kalan suç yeri 2/B uygulamasında da orman sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden gösterildiği halde, bilahare yapılan 2. ve 3. keşifler sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ile krokilerde orman dahilinde kaldığı bildirilmiş ve ilk bilirkişi raporu ile çelişki oluşmuştur.
Dosyada arazi kadastro çalışmaları ile ilgili kayıtlara rastlanmamıştır.
Olayın tam olarak aydınlatılabilmesi için öncelikle 6744 ve 6745 parsellere dönüştürülen Lal Yapı kooperatifinin 47 pafta 3166 ve 3167 parsel nolu tapu kayıtlarının arazi kadastro çalışmalarına konu tapulama kayıtlarının getirtilip hangi tarihte ve neye dayanarak kesinleştiğinin tutanaklarda orman kadastrosu ili ilgili bir şerhin bulunup bulunmadığının araştırılması bilahare mahallinde yeniden 1 harita mühendisi ve 2 orman mühendisinden oluşacak 3 kişilik heyetle keşif yapılarak suç yerinin, arazi ve orman kadastro tutanak ve haritaları o tarihteki ölçü ve yöntemler ile uygulanarak suç tarihi itibariyle orman alanında kalıp kalmadığının kesin olarak tespiti ile sanığın suç kastı üzerinde de durularak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu yönlerden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
6831 sayılı kanunun 93/2. maddesinde öngörülmediği halde hapis cezası yanı sıra kanuna aykırı olarak ayrıca ağır para cezasına da hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekili ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy