(765 S. K. m. 29, 55, 59) (647 S. K. m. 5) (6831 S. K. m. 91) (5271 S. K. m. 258)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç tarihi itibariyle, sanık hakkında hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince 7.269.000 TL (01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi hakkında kanunun 2.maddesine eklenen 3.fıkra hükmüne göre ise 6 YTL olarak hesaplanması gerektiği) yerine 3.635.068 TL'den paraya çevrilmesi ile eksik nisbi vekalet ve nisbi harca hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
CMUK. 258/5 fıkrası hükmüne göre ek savunma hakkının sanık müdafiine verilmesinin mümkün olması ve 05.02.2003 tarihli oturumda hazır bulunan sanık müdafiine 6831 Sayılı Yasanın 91/son maddesinin uygulanması yönünde ek savunma hakkının verilmesi karşısında yasaya aykırılık görülmediğinden tebliğnamenin (2) nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1) TCK 55/3 maddesinin 6831 Sayılı Yasanın 91/son maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK. 29.maddesine aykırı davranılması,
2) Sanık müdafii, 05.02.2003 tarihli oturumda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde TCK'nun 59 ve 647 sayılı yasanın 5.maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3) 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen (ilgili kanunları gereğince uygulanacak Adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz) fıkrasının sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında uygulanan para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı para cezasındaki 1 YTL'nin küsurunun atılması lüzumu,
4) Sanığın açık kabulü olmadığı halde, kabul ettiği gerekçesi ile bilirkişinin hesaplamış olduğu tazminattan fazlasına hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy